Yılmaz Pide, 1980 yılında Sürmene'de 20 kişilik müşteri kapasiteli bir salonda faaliyetine başladı. Kaliteden ödün vermeden firmamız çok sıra sürede emeğinin karşılığını aldı ve tüm Trabzon halkında çok beğenildi. Müşterilerinin yoğun talebi nedeniyle oturum kapasitesini 80 kişiye çıkardı. Yılmaz Pide'nin bu sektörde başarılı olmasının en önemli nedeni malzeme kalitesinin korunması ve ürünün meydana getirilmesindeki aşamaların titizlikle takip edilmesidir.
Yılmaz Pide, 1980 yılından bu güne kadar geçen zamanda edindiği tecrübe ile Karadeniz'de bir marka haline gelmiştir. Sürmene Pidesi deyince akla gelen ilk marka olma özelliğini taşımaktadır.Yılmaz Pide baba mesleği geleneği korumanın yanında, teknolojik yeniliklere ve yeni anlayışlara da açık oldu. 2010 yılının Temmuz ayında 150 kişi oturma kapasiteli ikinci restaurantını açtı. Özel yemekler, toplantılar, iş ve aile yemekleri, küçük organizasyonlar gibi bir çok konuda bölge insanının ihtiyacına yönelik çalışmalar yapan firmamız, kendi markası ile ülke genelinde restaurant zinciri açma projesine start vermiştir.
Sürmene pidesini tanıtma noktasında unutulmayacak lezzetler sunarak, misafirlerimize sevimli ve sıcak bir ortamda hizmet vermek..Hem Çalışanlarımız hem de kulllandığımız malzemelerin kalitesiyle meslektaşlarımızdan daha iyi hizmet vererek marka bilincini ve tercih edilirliği arttırmak.
Sürmene'ye özgü pide alanında kaliteli, seçkin ,özenli ve zamanında hizmet sunarak; meslektaşlarımızdan daha çok tercih edilen müşteri memnuniyetini arttıran yurtsal bir marka haline gelmek.
Trabzon’un Sürmene ilçesinde her sabah henüz gün doğmadan taş fırının kapakları aralanıyor. İçeri yayılan sıcaklık, sadece bir işletmenin değil, nesillerdir süren bir aile hikâyesinin başlangıcını simgeliyor. Yılmaz Pide’nin sahibi Savaş Virdil, işte bu sıcaklığın içinde büyümüş, ustalığını ateşin başında öğrenmiş bir esnaf.
Çocukluk yıllarından bugüne mesleğinin her aşamasını yaşayan Virdil, “Babamın mirasını devam ettiriyorum ve yarım asırdan fazladır bu sektörün içindeyim. Bu işin içinde büyüdük ve bu mesleğe gönlümüzü verdik. 60 yıldır sadece pide yapıyorum” diyor. Çıraklıktan ustalığa, fırının başından işin başına uzanan bir yolculukta asla kaliteden taviz vermemiş. Hamuru, peyniri, hatta hazırlanan pidenin kesiminde bile babasının öğrettiği disiplinle yoğrulmuş.
Sürmene Pidesinin yörenin iklimini, kültürünü taşıyan bir lezzet olduğunu söyleyen Savaş Virdil, “ Sürmene Pidesi, sadece bir yiyecek değil, bölgenin doğasını ve karakterini yansıtan bir lezzet. Hamurundaki suyu, tereyağındaki yayla kokusu, taş fırının ateşindeki geleneksel dokunuşu ile adeta Sürmene’yi anlatıyor. Yani pidemiz, hamurundan suyuna, yaylasının yağından taş fırınında pişirilmesine kadar her adımı yöreseldir. Bu pideyi yiyen aslında Sürmene’nin kendisini tadıyor” diye konuşuyor.
Bugün coğrafi işaretle tescillenmiş olan Yılmaz Pidenin ticari hayatına sadece üç masayla başladığını anlatan Virdil, şöyle konuştu.
“İşimize Eski Pazar mevkiinde, yalnızca 3 masanın sığdığı 40 metrekarelik küçük bir dükkânda başladık. O yıllarda babamızın gözetiminde kardeşimle birlikte çalışamaya başladık. Babamız da desteğiyle her gün biraz daha büyüdük. Babamızın vefatından sonra işimize onun yolundan giderek sahip çıktık. 3 masa ile başlayan yolculuğumuzu bugün 300 masa, iki şube 540 metrekarelik modern bir işletmede, 28 çalışanla sürdürüyoruz. Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki bu büyüme asla şans değil; emek, disiplin ve güvenden doğan bir başarının sonucudur” dedi.
Yılmaz Pide için kalitenin bir tercih değil, bir ilke olduğunu ifade eden Savaş Virdil, imalatta kullanılan et, tereyağı, peynir ve diğer tüm ürünlerin bölgenin doğal kaynaklarından özenle seçildiğini söyleyerek şöyle devam etti:
“Etimiz, peynirimiz, tereyağımız. Hepsi bölgemizin doğal ve organik ürünleri. Babamızın bize öğrettiği gibi yaparız. Pidede kullandığımız peyniri bile kendimiz yapıyoruz. Pidemizde kullandığımız peyniri 3 ay önceden tuzlayıp samura ederek hazırlıyorum. Zeytin nasıl işleniyorsa ben de peyniri öyle işliyorum. Peynir bir lezzetin temelidir.”
Yılmaz Pide, tüm yatırımlarını Sürmene’de yaparak hem yerel ekonomiye katkı sağladığını hem de bölgenin gastronomi kültürünü güçlendirdiğini söyleyen Virdil, “ Sürmene’de iki şubemiz ve çalışanlarımızla bölgemizin tanıtımına ve kalkınmasına imkânlarımız ölçüsünde destek oluyoruz. Sürmene’de turizminin etkisini en çok hisseden işletmelerden birisiyiz. Yılmaz Pide, yaz aylarında yoğun bir kalabalığı ağırlıyor. Ancak kış aylarındaki sakinlik zaman zaman zorlayıcı bir süreç yaratıyor. Yani yaz aylarında bin kişiye hizmet verirken bu kışın 200 kişiye hizmet veriyoruz. Aradaki boşluk sıkıntılı bir süreç oluyor. Bu nedenle bölgemizde turizmin kışın da canlanmasını bekliyoruz.” Diye konuştu.